Sağlıklı Besleniyorum Sanırken Ne Kadar İşlenmiş Gıda Tüketiyoruz?
HAZAL BÜŞRA ÇOBAN- DİYETİSYEN
“Ben paketli gıda tüketmiyorum.”
“Gazlı içecek içmiyorum.”
“Şeker kullanmıyorum.”
Sağlıklı beslenmeye çalışan pek çok kişinin kurduğu bu cümleler aslında hepimizin zihnindeki sağlıklı beslenme algısını gösteriyor. Fakat günümüzde mesele yalnızca şeker, yağ veya kalori değil. Asıl dikkat etmemiz gereken konulardan biri de gıdanın ne kadar işlendiği.
Çünkü bazen kendimizi oldukça sağlıklı besleniyor zannederken, gün içerisinde farkında olmadan birçok işlenmiş veya ultra işlenmiş ürün tüketebiliyoruz.
Peki ultra işlenmiş gıda nedir?
Her işlenmiş gıda kötü değildir.
Yoğurdun mayalanması, sütün pastörize edilmesi, sebzelerin dondurulması veya domatesin salçaya dönüştürülmesi de birer işleme sürecidir.
Buradaki asıl konu ultra işlenmiş gıdalar.
Bunlar genellikle ev mutfağında bulunmayan çeşitli bileşenlerin ve katkıların kullanıldığı, endüstriyel olarak formüle edilen ve çoğu zaman tüketime hazır veya kolay hazırlanabilir ürünlerdir.
Paketli atıştırmalıklar, bazı kahvaltılık gevrekler, şekerlemeler, hazır tatlılar, bazı işlenmiş et ürünleri ve çeşitli hazır yiyecekler bu gruba girebilir.
Sorun şu ki bu ürünler artık yalnızca “abur cubur” olarak karşımıza çıkmıyor.
Fit”, “light”, “proteinli”, “şekersiz” veya “glutensiz” gibi ifadelerle de raflarda yer alabiliyorlar.
“Fit” yazması yeterli mi?
İşte burada tüketici olarak dikkatli olmamız gerekiyor.
Bir ürünün üzerinde “yüksek proteinli” yazması, onu otomatik olarak sağlıklı bir seçenek haline getirmiyor.
“Şekersiz” olması da aynı şekilde ürünün mutlaka sağlıklı olduğu anlamına gelmiyor.
Çünkü sağlıklı beslenme tek bir bileşene bakılarak değerlendirilemez.
Bir ürünün içindekiler listesine, lif miktarına, doymuş yağ içeriğine, enerji değerine, porsiyonuna ve genel beslenme düzenimizdeki yerine birlikte bakmak gerekiyor.
Kısacası: Ön yüzü reklamdır, arka yüzü bilgidir.
Bazen sağlıklı seçim yaptığımızı düşünürken…
Sabah kahvaltısında aromalı bir “fit” ürün,
Ara öğünde protein bar, Akşam yanında hazır sos, Televizyon karşısında paketli bir atıştırmalık…
Tek tek baktığımızda bunların hiçbirisi bize “sağlıksız besleniyorum” hissi vermeyebilir.
Fakat bütün günün toplamına baktığımızda beslenmemizin önemli bir bölümünün paketli ve yüksek derecede işlenmiş ürünlerden oluştuğunu fark edebiliriz.
İşte burada önemli bir soru ortaya çıkıyor:
Beslenmemizin ne kadarı gerçek gıdalardan oluşuyor?
Çünkü sağlıklı beslenmenin temelinde yalnızca bir ürünü yasaklamak değil, genel beslenme düzenini değerlendirmek vardır.
Market alışverişi aslında beslenmenin ilk adımı
Sağlıklı beslenme mutfakta değil, çoğu zaman market rafında başlıyor.
Bir ürünü sepete koymadan önce birkaç saniye durup etiketine bakmak bile büyük fark yaratabilir.
“Bunu gerçekten ihtiyacım olduğu için mi alıyorum?”
“İçeriğini biliyor muyum?”
“Bu ürünün yerine daha az işlenmiş bir alternatif seçebilir miyim?”
Bu sorular, beslenme konusunda farkındalığımızı artırabilir.
Örneğin meyveli bir ürün yerine meyvenin kendisini, aromalı bir ürün yerine sade yoğurdu, sık tüketilen paketli atıştırmalıklar yerine meyve ve kuruyemiş gibi daha basit seçenekleri tercih etmek çoğu zaman iyi bir başlangıçtır.
Peki hiç mi paketli ürün tüketmemeliyiz?
Hayır.
Sağlıklı beslenmek “hayatımızdan bütün paketli ürünleri çıkarmak” anlamına gelmez.
Önemli olan beslenmenin genel dengesidir.
Bazen yoğun bir günümüzde hazır bir ürün tüketebiliriz. Önemli olan bunun günlük beslenmemizin temelini oluşturup oluşturmadığıdır.
Çünkü sürdürülebilir beslenme, hayatımıza hiç uymayan katı kurallardan değil, *uzun vadede devam ettirebileceğimiz alışkanlıklardan* oluşur.
Son söz
Belki de artık sağlıklı beslenmeyi yalnızca “şekersiz”, “yağsız” veya “kalorisi düşük” ürünler üzerinden değerlendirmemeliyiz.
Bir adım geriye çekilip tabağımızın tamamına bakmalıyız.
Ne kadar çeşitli besleniyorum?
Ne kadar sebze, meyve, kuru baklagil ve tam tahıl tüketiyorum?
Ne kadarını evde hazırlıyorum?
Ne kadarını paketten çıkarıp doğrudan tüketiyorum?
Çünkü sağlıklı beslenmenin sırrı, marketteki her “fit” ürünü satın almak değil.
Bazen en sağlıklı seçim, üzerinde büyük harflerle *“FIT”* yazan ürünü rafa bırakıp, daha sade ve gerçek bir gıdayı tercih etmektir.
Sağlıklı besleniyorum derken, aslında ne kadar işlenmiş gıda tükettiğimizi fark etmek; değişimin ilk adımı olabilir.
DİYETİSYEN HAZAL BÜŞRA ÇOBAN
